Avrasya Cümleleri

1 ay önce
3 dk

Boylu poslu bir coğrafya

Enine kısır tarihiyle şimşek gibi ok indiren fezanın yağız mahkumları

Gök ile bozkır arasına yay çizmiş kader

İsfahan ve Horasan;

Konya

Kahire ve Kudüs;

Hazar ve Doğu Akdeniz

Şam, Antakya, Alamut

Atlantik yok henüz

Irmaklar can salı camdan birer rahim

Bakü'yle Fırat gibi birbirine yakın ve yabancı

Aşkabat İstanbul'u aratır, havzalar arasında ayrımlar uzun yalımlı.

Çeşitli izler göze çarpıyor ilk önce tan ile çiftleşince hava

Nerede başlangıç nerede devamı belli değil, eğilmez bir abide daha

Geçmiş, sağlam bir gürzdür ağır ve ihtiyar

Tok sesiyle aydınlık, hükmüyle yadırgayıcı

Esnek de bir esir ayrıca

Elinde parlayan sırım, bir insan çobanı.

Taş, toprak, yüzler

ve kuruş kuruş takvim yaprakları

Orman intihaldir, içinde oylum oylum insan izleri

Şehre güç duvarları çekilmiştir

Gençten kürk yapılmışa benzer.

Hızla ileri atılmışlar gürültüleri duyuyoruz bekleyince

Noksanlıkların kendini geleceğe aktardığına şaşırmıyorum, son derece olağan

İpi kopar bazen zamanın, kimi halkların kollarında şaklatırlar

Yığardım aynı yere ben olsam, kudretin ve erk örüntüsünün yerinde.

Elâ irisler;

Yazgısını kendi biçimi belirler

Huyu suyu bilinmez steplerin gaz devi sanması kendini

Belki cilvedir, belki kanser

Uyum ise,

yuva sayılır çöl kumlarının organlarındaki boz rengi saptamalara

Üzerinde parlak su taşlarıyla, göz önünde, bir görünür bir gider.

Zamanla kadınlarının saçlarından tiftiklenerek ayıklanacaktır ademiyet

Kayışlarla yürüyen ırgatlardan örülmüş hudut da kucağına çöreklenecektir

El işlemeli doruklara üniformasını giydirmiş adamların avcı kuşlarından bakış edinip

Tüylerine öreceği evlatlar getirecektir, şehir ve burç kimsesiz değil demek için.

Rüzgarlar yamaçları tarıyor

Doğunun gün ışıkları koşar adım yükseliyor

Bir uğultudur almış başını yosunlu duvarların hırkası oluveriyor

Hissedemiyoruz kimseyi

Taşların dokunduğu elleri tanıyamıyoruz.

Kerteriz yoksunuyuz bir başka deyişle

Her sefirin tanıyamadığı güzellikte bir kayboluştayız.

Bu bir uyurgezerlik değilse, mahmur bir hüseynidir

Canı, çıkmakta hep acele etmiştir.

Akdeniz'i arıyor tembel baldırlarıyla aceleci sınıf

Bereket ki, bataklıktan sıyrılmış ovalardan göçüyor ata mirası

Ata mirası ve türlü zehir ve Türk çadırları yaşıyor hala

Kusursuz değildi Akdeniz, bolluğunu maden kömürü sayıyor ölmüş bataklıklarda

Kürekçiler övünüyor onun yüzüne karşı

Bütün bir dünyayı güneşliyorlar.

İlgili Yayınlar

Sokullu
1 ay önce
Pınar
1 ay önce
Kin 2022
1 ay önce
Kuvayi Seyyare
1 ay önce